İzmir S.B.Ü. Dr. Behçet Uz Çocuk Hastalıkları Ve Cerrahisi Eğitim Ve Araştırma Hastanesi

İzmir İl Sağlık Müdürlüğü
İzmir S.B.Ü. Dr. Behçet Uz Çocuk Hastalıkları Ve Cerrahisi Eğitim Ve Araştırma Hastanesi

Facebook Twitter Google Plus Linkedin

Allerjik Hastalıklar ve Önemi

Güncelleme Tarihi: 09/08/2018

Allerjik hastalıklar (astım, allerjik nezle, allerjik egzema, gıda allerjisi, ilaç allerjisi, böcek allerjisi, ürtiker gibi) çocuklarda sık görülen hastalıklardandır. Allerjik hastalıkların ortaya çıkmasında rol oynayan etkenlere risk faktörleri denir. Toplumda, allerjik hastalıkların niçin bazı kişilerde ortaya çıktığı, bazılarında ise görülmediği bu risk faktörleri ile açıklanabilmektedir. Bu faktörler, kişisel ve çevresel olabilirler. Kişisel risk faktörleri; kalıtım (genetik yapı, irsiyet), cinsiyet ve şişmanlık gibi bireyin kendisine ve ailesine ait faktörlerdir. Çevresel risk faktörleri ise çevremizde bulunan ve sık karşılaştığımız bazı etkenler, genetik olarak yatkın olan kişilerde astımın ortaya çıkmasında ve hastalığın ağırlığı üzerinde önemli rol oynarlar. Bunlar arasında ev tozları, polenler, küf mantarları gibi hava yoluyla gelen allerjenler yanı sıra, kimyasal maddeler, çevre kirliliği ( sigara dumanı, hava kirliliği) ve katkı maddeleri içeren gıdaların tüketimi sayılabilir. Allerjik hastalıklara yol açan çeşitli etkenlere (allerjenlere) karşı alınması gereken tedbirler aşağıda belirtilmiştir. Allerjik hastaların tedavisinde ilaç tedavisi ve tedaviye uyumun yanı sırada belirtilmiş olan tedbirlere uyulması gerekmektedir.

Ev tozu Akarlarına karşı allerji var ise :

Akarlar ev tozunda yaşayan, gözle görülemeyen küçük böcekçiklerdir. Ev içinde bulunan en önemli alerjendir En çok nemli ortamda ve 25-30 derece sıcaklıkta çoğalırlar ve en çok halı, çarşaf, yatak, yorgan, yastık, tüylü ve yünlü eşyalar, tüylü oyuncaklar, kumaş döşemeli eşyalarda bulunurlar. Esas olarak akarların dışkı ve atıkları allerjen niteliği taşır.  Bu yapışkan dışkı parçacıkları çeşitli eşyalara yapışır ve sürekli havaya yayılır. 

Nasıl Korunmalı?

•İlk basamak çevresel korunma tedbirlerine hastanın kullandığı yatak odasından başlanmalıdır. Yatak odası sık sık havalandırılmalıdır. Yatak, yastık ve yorgan yün veya kuş tüyü olmamalıdır. Halılar kaldırılmalıdır.  Kaldırılamıyorsa kısa tüylü, sentetik halı veya kilim kullanılmalıdır. Yün halılar kullanılmamalıdır. Evde duvardan duvara halı bulunmamalıdır.

•Nevresim ve çarşaflar, yastık kılıfları yıkanabilir olmalı ve 60 derece sıcak suda yıkanmalıdır ve haftada bir-iki kez değiştirilmelidir. Battaniye ve yorganlar ayda bir yıkanmalıdır. Yün battaniye kullanılmamalıdır.

•Elektrik süpürgesi ile sık sık temizlik yapılmalı, temizlik sırasında çocuk odadan çıkarılmalıdır.

•Perdeler toz tutmayan yıkanabilir kumaştan olmalıdır. Kadife perde, hayvan postu kullanılmamalıdır.

•Üstü kumaşla döşeli bütün eşyalar yatak odasında çıkartılmalıdır. Kürkler, yün kazak ve süveterler gibi eşyalar çocuğun odası dışında kapalı dolapta bulunmalıdır.

•Yer döşemeleri ıslak bezle silinmeli ancak halılar ıslak bezle silinmemelidir.

•Tüylü veya içi doldurulmuş oyuncaklar kaldırılmalıdır. Tüylü oyuncak var ise haftada bir çamaşır makinesinde 60 derecede yıkanmalı ve buzdolabının derin dondurucu bölümünde bir gece bırakılmalıdır.

•Havalandırma arttırılmalı,  rutubet önlenmelidir  (nem oranı  %40’ın altına düşmelidir).

Polenlere (çiçek tozları) karşı allerji var ise:

Polenler; ağaçlar, çimenler, yabani otlar gibi bitkilerden kaynaklanır. Bitkiler polenlerini mevsimsel şekilde havaya salarlar. İlkbahar-yaz-sonbahar aylarında türüne göre değişik zamanlarda ve değişik miktarlarda havada bulunurlar. Ağaç polenleri genellikle Şubat-Mart,  çim polenleri Nisan’dan Temmuz ortasına kadar, yabani ot polenleri ise yaz sonu ve genellikle sonbaharda ortaya çıkar.  Polenlerden tam olarak sakınmak olası değildir,   ancak maruziyet azaltılabilir.

Nasıl Korunmalı?

•Kişi, allerjik olduğu polenin yayılma döneminde mümkün olduğunca dış ortam aktivitelerinden kaçınmalı.

•Polen döneminde giysilerinizi açık havada kurutmayın.

•Polenlerin içeriye girmemesi için evinizi akşam üstü havalandırın.

•Polen filtreli klimalar arabalar için kullanışlıdır. Seyahat sırasında araba camları kapalı tutulmalıdır

•Polen yayılımının yoğun olduğu dönemlerde dış ortamda gözlük takılabilir.

•Polen yayılımının yoğun olduğu dönemlerde kapı ve pencereler kapalı tutulmalı.

•Dış ortamdan eve gelince duş  yapılıp,  elbiseler değiştirilmelidir.

Küf’e (mantar sporları) karşı allerji var ise:

Ev içi ve ev dışı mantar sporlarına karşı allerji görülebilmektedir. İdeal  olarak  20°C  sıcaklık  ve  %60  nem ortamında yaşarlar.. En çok üredikleri katları,  karanlık ve az havalanan yerler,  pencere pervazları, banyo perdeleri, kiler, çöplük,  ahır,  tarla,  bahçeler, sızıntılı duvar köşeleri,  duvar kâğıtları,  ev bitkilerinin saksılarıdır.  Nemli, havalandırılmayan, karanlık yerlerde gelişebilen küflerden kaynaklanarak tanecikler halinde havada yayılırlar.

Nasıl Korunmalı?

•Evin rutubeti azaltılmalı, ev güneş görmeli ve aydınlık olmalıdır.

•Kışın mümkünse evin tüm odaları ısıtılmalı ve evin içinde çamaşır kurutulmamalıdır.

•Eski halı,  yatak,  mobilya ve küf kokan malzeme atılmaldır.

•Fazla miktarda saksı bitkisi bulundurulmamalıdır.

•Akvaryum ve kuş kafesleri  çevresinde   küf kolay  gelişebileceğinden  evde     bulundurulmamalıdır.

•Su sızıntısı  olan  yerler  tamir  edilmelidir.

•Küflenen  yüzeyler  çamaşır  suyu  ile  temizlenmelidir.

•Mutfak ve küvetler çamaşır suyu ile temizlenmeli, banyo perdeleri zaman zaman değiştirilmelidir.

•Banyoya ilk önce hasta girmeli ve uzun süre kalmamalıdır.

Hayvan tüy ve döküntülerine  karşı allerji var ise:

Tüm tüylü hayvanlar allerjiye neden olabilir.  Ev hayvanları ile olan alerjide bunların salyaları, idrarları, deri döküntüleri, tüyleri etkili olur. Allerjenler halı, yatak, duvar üzerinde kurur ve sonrada havada yayılırlar. Aynı hayvan cinsi içinde  farklı türler  arasında  önemli  farklar  yoktur.  Örneğin bir tür ked  allerjisi var  ise  başka   bir  tür  için  de  olması  beklenir.  Kedi allerjeni ev hayvanları ile olan alerjide en önemli allerjen olup evde kedi beslenmediği durumlarda bile komşudaki kediden yada bahçedeki kediden duyarlılık başlayabilir. Hassas kişilerde allerji  gelişimi  6–12   ayı  bulur  ve  hayvan  uzaklaştırıldıktan   sonra da  aylar  hatta  yıllar  boyu  devam  edebilir.

Nasıl Korunmalı?

•Evde  allerjik  kişi varsa,   eve  o  hayvanı  almamak   en  doğru uygulamadır.

•Hayvanın  evden  gönderilemediği  durumlarda sık yıkanması,  yatak  odasına sokulmaması,   evde  halı  ve  kumaş  kaplı mobilyaların  azaltılması   önerilir.

•Kedi  ve  köpek  allerjenleri  giysiler  ile  taşınabildiğinden temas  sonrası  kıyafetler değiştirilmelidir.

•Hiç bir  yöntem  hayvanın  uzaklaştırılması  kadar  etkili değildir.

Hamam böceklerine karşı allerji var ise:

Özellikle  şehirlerde  toplu  konutlarda önemli  bir  sorundur.

Nasıl Korunmalı?

•Giriş  yeri  olabilecek  kapı  altı  boşlukları,  çatlaklar  ve  boru çevreleri  gözden geçirilmeli ve  onarılmalıdır.

•Özel  kimyasal  maddeler   ile  yok  edilebilirler.  Bu sırada astımlı  hasta  aynı  ortamda bulunmamalıdır.

•Ev ve  apartman içinde  azaltıcı  tüm önlemler  (açıkta  besin maddesi bırakılmaması, çöplerin  kapalı  tutulması vb) alınmalıdır.

Besin ve katkı maddeleri:

Allerjik bireylerde  allerjen özellikteki besin  maddeleri  (balık,  kabuklu  deniz  ürünleri,  kuruyemiş, vb)  diğer  allerjik belirtilere  yol açmanın  yanı  sıra astım  ataklarını  da  tetikleyebilir.  Bunun yanısıra besinlere  lezzet,  renk  vermek  ya  da  bozulmalarını önlemek  için içlerine  katılmasına  izin verilen  katkı maddeleri, normal  kişilere yüksek dozlarda  bile  zarar  vermediği  halde,  astımlı bireylerde  atağa yol açabilir. Çocuğa boya ve katkı maddeleri içeren boyalı şekerler, çikolata, kakao, cips, gofret, salam, sosis, sakız, gazoz, kola, hazır çorba, puding, konserve gıda, ayrıca baharatlı yiyecekler, fındık-fıstık gibi yağlı kuru yemişler verilmemelidir.

İlaçlar:

Hastaların gereksiz yere ilaç almaları önlenmelidir. Çünkü astımlıların yaklaşık  %10’unda ilaçlar önemli rol oynar.  Aspirin vb ağrı kesiciler allerjik reaksiyonlara neden olabilirler. Bu nedenle herhangi bir nedenle hekime başvurulduğunda kişi mutlaka astım  hastası  olduğunu bildirmelidir.   İlaçların kutularında farklı adlar yazmakla birlikte birçok ilacın içinde aynı etken madde olduğu için hekime danışılmadan rastgele ilaç alınmamalıdır. Ayrıca ilaç allerjisi olan hastalar bunu belgeleyen bir belge taşımalı ve tüm çevresine bunu bildirmelidir.

Astımlı hastalar için genel tedbirler:

Ev içinde kesinlikle sigara içilmemelidir. Ayrı odalarda (mutfak, balkon) da içilmemelidir. Kolonya, parfüm, oda spreyi, gibi maddeler kullanılmamalıdır. Temizlik, yağlı boya badana çocuk ortamdan uzaklaştırılarak yapılmalıdır. Hava kirliliğinin arttığı dönemlerde pencereler açılmamalı, dışarıda çok bulunmamaya çalışılmalıdır. Soba ve şömineler düzenli olarak temizlenmelidir. Isınmak için borulu soba ve kalorifer tercih edilmelidir. Bacasız doğal gaz veya tüp gaz sobalarının ev içinde kullanılması önerilmemektedir. Üst solunum yolları enfeksiyonları (grip gibi) astım bulgularını ortaya çıkartabilir. Çocuklar enfeksiyondan korunmalı ve gripli, ateşli hastalığı onlarla temas ettirilmemelidir. Bazı astımlı çocuklarda üzüntü, sıkıntı, stress gibi ruhsal durumlar, aşırı gülme veya ağlamada astım şikayetlerini başlatabilir. Hastaların spor yapmalarında sakınca yoktur. Astımlı hastalarda düzenli spor yapmak çok önemlidir. Astımlı hastalar için en iyi spor yüzmedir.

BUCH ÇOCUK ALLERJİ KLİNİĞİ TARAFINDAN HAZIRLANMIŞTIR.