İzmir S.B.Ü. Dr. Behçet Uz Çocuk Hastalıkları Ve Cerrahisi Eğitim Ve Araştırma Hastanesi

İzmir İl Sağlık Müdürlüğü
İzmir S.B.Ü. Dr. Behçet Uz Çocuk Hastalıkları Ve Cerrahisi Eğitim Ve Araştırma Hastanesi

Facebook Twitter Google Plus Linkedin

Nedensiz Ağlama (İnfantil Kolik)

Güncelleme Tarihi: 09/02/2018

Her sağlıklı bebek yaşamın ilk birkaç ayında çeşitli nedenlerden dolayı ağlarlar. Bebeklerin günlük ağlama süresi iki haftalık bir bebekte ortalama 1 saat 45 dakika ,6 haftalık bir bebekte 2 saat 45 dakika iken, 12 haftalık bebekte 1 saatin altına iner. Normal sürede ağlayan bebeklerde huzursuzluk,uzun süreli şiddetli ağlama,dalgınlık,ishal,kusma gibi bulgular varsa altta yatan hastalık açısından değerlendirilmelidir.Doktoru tarafından bebeğin ağlama nedeni kolik gösterilmişse bu durumun bebek için hiçbir tehlikesi yoktur.

 Bebeklerin yaklaşık % 20 -30’unda görülen doğumun 2 veya 3. haftasında başlayıp ilk 3 veya 4.üncü ayda son bulan ( 6.ve 12. aya kadarda devam edebilir) haftada 3 günden, günde 3 saatten fazla  genellikle öğleden sonra veya  akşam saatlerinde ( çoğunlukla aynı saatlerde  ) görülen  aileyi rahatsız edebilecek düzeydeki sebepsiz ağlayan bebekler ‘’infantil kolik’’ yani kolikli bebektir. Bebek ağlama krizleri arasında çok iyidir.

 KOLİK NÖBETLERİ NASIL OLUR? 

 Her bebekte kolik nöbetleri farklıdır. Kolikli bebekler üzerinde yapılan bir araştırmalarda annelerin bebeklerin ağlamalarının diğer bebeklerinkine göre ‘’daha ısrarcı’’,’’daha çok insanın içine işleyen’’,’’daha çok ayaklandıran’’,’’daha huzursuz eden’’,’’daha sinirlendiren’’,’’daha nefret veren’’şekilde belirtilmiştir. Bebeklerde bu ağlama farklılıkları nasıl gözlenir.

Tam uykuya dalmışken uyanarak en az 2-3 saat bu ağlama nöbetlerine devam etmesi

Ağlarken karın kaslarının kasılmasına bağlı sert ve şiş bir karına sahiptir

Vücudu yay gibi eğiktir

Bağırsak hareketleri hızlıdır, çok gazı vardır

Bebeği yatıştırmada zorluk çekilmesi

Bu nöbetlerin birkaç gün devam etmesi ve genellikle aynı saatlerde yaşanması ertesi  gün aynı saate kadar bir problem yaşanmaz.

Kolikli bebekleri olan aileler bu dönemi en ağır atlatan taraf olmakla beraber bilmeniz gereken bebeğinizin herhangi altta yatan bir sağlık problemi yoksa bebeklerin sinir sistemleri tam gelişmediği için ilk üç ayda kendilerini sakinleştirebilme yeteneğine sahip değillerdir. Bu dönemi bebeğinizin anne karnından sonra yaşamaya çalıştığı dış dünyaya adapte olma süreci olarak düşünmenizdir.

Unutmayın ki bebek bile olsa anne-babaların ses tonları, huzursuzlukları, tedirginliği, sinirliliğinizi bebekleriniz çok iyi algılamaktadır. Ve bu onu daha olumsuz yönde etkiler.

 KOLİĞİN NEDENLERİ 

İnfantil koliğin nedeni tam olarak hala bilinmemektedir. Ancak kolikli bebeklerin daha duygusal ve hassas oldukları bebeklerin kucağa alınmaya ya da kucakta uykuya dalmaya daha fazla gereksinimi oldukları tahmin edilmektedir. Böyle bebeklerin ileride çevresel uyaranlara daha duyarlı olabildikleri düşünülmektedir. Koliğin nedenleri hakkında pek çok teori vardır. Bunlardan bazıları;

 Bebeğin sinir ve sindirim sistemlerinin tam gelişmemiş olması: Bebeklerde bu sistemler  henüz gelişmemiştir ve uyaranlara karşı daha duyarlıdırlar. Bebeklerin doğumdan sonra ki ilk bir ayında tüm uyaranlara karşı blokaj olduğu düşünülmektedir.

Ancak daha sonra bu mekanizma ortadan kalkar ve dışarıya karşı daha uyanık olurlar. Çok fazla uyaran alan bebek akşam saatlerinde iyice gerilmiş ve uyarılmış olur. Örneğin;Anne babadaki gerilimler ve çevresel faktörler ( yüksek ses,gürültü,bulunduğu ortamın aşırı sıcak veya soğuk olması, altının uzun süre ıslak kalması v.b. ) bebeğin duygularını etkileyebilir. Sindirim sisteminin gaz geçerken aşırı kasıldığı ve kolik ağrısına neden olduğu düşünülmektedir.

İnek sütü alerjisi: Annenin süt ve süt ürünleri ile beslenmesi nedeniyle inek sütü proteinleri anne sütüne geçebilmektedir.

 Annenin beslenme şekli: Annenin yediği besinlerle bebeğinde görülen kolik arasında anlamlı ilişkiler vardır. Annenin yediği turp, lahana, karnabahar, brokoli, soğan, inek sütü, sarımsak, barbunya, bulgur,kuru fasulye,yumurta, mercimek, baharatlı yiyecekler gibi gaz yapıcı besinlerle beslenmesi, aşırı kahve, çay, kola gibi uyarıcı içecekler   içmesi

 Sık sık ve düzensiz besleme

 Besin alerjisi veya intolerans : Ailelerin endişe duydukları konulardan biride  bebeğinin formül mama ile beslemesinin kolik görülme sıklığının yüksek olup olmamasıdır.Yapılan araştırmalarda anne sütü ve mama ile beslenen bebeklerde kolik oranı aynı bulunmuştur. Formül mamayla besliyorsanız doktorunuzun önerisiyle süt ya da laktoz içermeyen mamalara geçebilirsiniz.

 Uzun süre aynı konumda yatırılması

ANNE VE BABAYA ÖNERİLER

 Anneler gaz yapıcı besinler tüketmekten bu dönemde kaçınmalıdır.

 Ağlama atağı sırasında bebeğin rahat ve tok olması sağlanmalıdır. Beslenme

   sonrasında gazını mutlaka çıkarın.

 Bebek her ağladığında beslememeye çalışın. Bebeğin aç olması ağlama nedenlerinden sadece biridir. Beslenme sonrası midenin tamamen boşalması için en az 2 saat gereklidir. İki saatten daha kısa süreli  beslenme, bebekte kramp tarzında karın ağrılarının oluşmasına neden olabilir. Gündüz sık beslenen bebekler gecede sık aralıklarla beslenmek isterler.

 Bir ağlama atağında yapılacak en etkili ve uygun hareket bebeğin kucaklanıp

   sakinleştirilmesidir.Bebek, dik olarak kucağa alınmalı ve sırtına minik ritmik

   darbeler vurarak sakinleştirilmeye çalışılmalıdır.

 Bebek kucağa alınarak veya bir sallanma koltuğuna oturarak yavaşça sallanılabilir.

    Vibrasyon yaratan ya da bebeği otomatik sallayan koltuklardan yararlanılabilinir.

 Sessiz ve daha az aydınlık bir odada dış uyaranları azaltmak sakinleşmesine yardımcı olabilir.

 Bitkisel çaylar (papatya, güvercin otu, meyan kökü, rezene, oğulotu, nane v.b.) verilebilir.

   Simetikon (hafif gaz önleyici ilaç) drajeleri, alkolsüz anason suyu, camomile çayı bazen yararlı olabilir ancak güçlü antispazmodik/sedatif ilaçların kullanımından kaçınılmalıdır.

   Koliklerde kullanılan hiçbir ilacın faydası kanıtlanamadığı gibi bazı yan etkilere de neden olabilirler.Doktorun önermediği hiçbir ilacı kullanmayın.

Poposuna gaz çıkartmak için termometre veya fitil sokmak devamlı yapıldığında anüs kasını tahriş edebilir pek de faydası yoktur